 |
 |
axilla
OFFLINE (Çaylak)
Erkek / 26 yaşında Sakarya, Türkiye
|
Puan: 34,479
Kredi: 11,493
Son Giriş: 24 Oca 2008 23:52
|
|
|
| |
|
|
|
|
Durgunum bugün.
Sana yazacağım bir mektuba mutluyum diye başlamayı ne çok isterdim.
Oysa herşey yalan.
Zamanın ayakseslerini dinliyorum.
Ömrümden her düşen bir yaprağa bakarak iç geçiriyorum.
Ne gideni geri getirebiliyor nede gelene hoş geldin diyebiliyorum.
Yollar uzuyor,yazılar uzuyor,kalemler uzuyor.Duygularım düşüncelerim bir cenderede dökülüyor.
Bir firak yaşıyorum ismi hayat denilen.
Bin kere ölmekmiş ayrılığın adı.
Doğru demişler.
--özcan--
sari giyer güneşim olursun, mavi giyer denizim olursun, siyah giyer matemim olursun, kimbilir belki
bir gün, beyaz giyer benim olursun |
İki adam muhabbet yapıyormuş.
.İki adam muhabbet yapıyormuş., Ne muhabbeti demişler, geyik muhabbeti demişler., Ne geyiği demişler, Ren geyiği demişler., Ne reni demişler, el fRENi demişler., Ne eli demişler, hanımeli demişler., Ne hanımı demişler, ev hanımı demişler., Ne evi demişler, dağ evi demişler., Ne dağı demişler, Ağrı Dağı demişler., Ne ağrısı demişler, baş ağrısı demişler., Ne başı demişler, kuşbaşı demişler., Ne kuşu demişler, muhabbet kuşu demişler., Ne muhabbeti demişler GEYİK muhabbeti demişler., Ne geyiği demişler...
|
|
BEN SANA MECBURUM BİLEMEZSİN
BEN SANA MECBURUM !, Ben sana mecburum bilemezsin, Adını mıh gibi aklımda tutuyorum, Büyüdükçe büyüyor gözlerin, İçimi seninle ısıtıyorum., Ağaçlar sonbahara hazırlanıyor, Bu şehir o eski İstanbul mudur?, Karanlıkta bulutlar parçalanıyor, Sokak lambaları birden yanıyor, Kaldırımlarda yağmur kokusu, Ben sana mecburum, sen yoksun!, Sevmek kimi zaman rezilce korkudur, İnsan bir akşam üstü ansızın yorulur, Tutsak ustura ağzında yaşamaktan, Kimi zaman ellerini kırar tutkusu, Birkaç hayat çıkarır yaşamasından, Hangi kapıyı çalsa kimi zaman, Arkasında yalnızlığın hınzır uğultusu, Fatihte yoksul bir gramafon çalıyor, Eski zamanlarda bir Cuma çalıyor, Durup köşe başında deliksiz dinlesem, Sana kullanılmamış bir gök getirsem, Haftalar ellerimde ufalanıyor, Ne yapsam ne tutsam nereye gitsem, Belki Haziranda mavi benekli çocuksun, Ah seni bilmiyor kimseler bilmiyor, Bir şilep sızıyor ıssız gözlerinden, Belki Yeşilköyde uçağa biniyorsun, Bütün ıslanmışşın tüylerin ürperiyor, Belki körsün kırılmışsın telâş içindesin, Kötü rüzgâr saçlarını götürüyor., Ne vakit bir yaşamak düşünsem, Bu kurtlar sofrasında belki zor, Ayıpsız fakat ellerimizi kirletmeden, Sus deyip adınla başlıyorum, İçim sıra kımıldıyor gizli denizlerin, Hayır başka türlü olmayacak, Ben sana mecburum bilemezsin..., Attila İLHAN
|
|
günün şiiiri
beyaz karayı sinek yarayı zengin parayı sever, yemek tuzu rakı buzu maymun muzu sever, ördek kazı güzel nazı aşık sazı sever, kuş darıyı çiçek arıyı erkek karıyı sever, ana çocugu çoban gocugu yumurta sucugu sever, ocak közü kirpik gözü ozan sözü sever, garip sılayı yiyik halayı tencere kalayı sever, davul zurnayı avcı turnayı deve hurmayı sever, alim kelini cömert elini cimri dilini sever, çöl yağmuru çizme çamuru oklava hamuru sever, tembel yatmayı geveze atmayı pazarcı satmayı sever, şişe tıpayı şarap kupayı eşşek sopayı sever, ebe bebeği kahve dibeği çengi göbeği sever, memur masayı ermiş yasayı hakim tasayı sever, haylaz döveni dalkavuk öveni hergele söveni sever, sarhoş dostunu ayı postunu yaşlı bastonu sever, hatip lafı suçlu afı açıkgöz safı sever, orman çamı kedi damı işçi zamı sever, mektup pulu zampara dulu tanrı kulu sever
|
|
|
Bu üye henüz hiç blog yazmamış?!
|
çisik sayısı artıo hayırdır 
24.10.2006 01:36 |
Bayramlar o kadar büyülüdür ki, gelişi bütün bir yıl beklenir ve gidişindeki keder de ancak böyle
bir ikinci geliş ümidiyle hafifler; tasa iken sevinç olur, hüzün iken beklenen bir neşeye dönüşür.
Ramazan Bayramınızın da böyle bir neşeyle gelmesi ve tüm ailenizi sevince boğup evinize bereket
getirmesi dileğimizle. İyi bayramlar!
23.10.2006 15:19 |
komiklerin ii kardeşine bayramda mutluluklar 
23.10.2006 00:48 |
|
|
|
 |
|
|
 |